Masumiyetin Hatıralarla İmtihanı
Merhaba sevgili okur, bugün ki yazımda son günlerde adından çokça bahsedilen Masumiyet Müzesi romanından bahsedeceğim. Hazır romanın dizisi çıkmışken ve hem yazarın bazı açıklamaları hemde dizi gündemi bir hayli meşgul ederken bende kısacık bir yazı bırakayım.
Romanın yazarı Orhan Pamuk, çağdaş Türk edebiyatının en çok tartışılan ve en çok okunan yazarlarından biri. 1952 İstanbul doğumlu Pamuk, Doğu ile Batı arasında sıkışmış bireyin kimlik arayışını, hafıza, aşk ve yalnızlık temalarıyla harmanlayarak anlatmasıyla tanınıyor. 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen yazar, romanlarında yalnızca bireysel hikâyeler değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu da okurlarına aktarıyor.
Masumiyet Müzesi , belki de birçok kişiye göre Orhan Pamuk’un en duygusal ve en takıntılı romanlarından biri. Hikâye, 1970’lerin İstanbul’unda, nişanlı olduğu hâlde uzak bir akrabasına âşık olan Kemal’in, Füsun’a duyduğu derin ve saplantılı aşkı etrafında şekilleniyor. Ancak roman yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmakla yetinmiyor; aşkın insanı nasıl yavaş yavaş kendine yabancılaştırdığını da gözler önüne seriyor.
Yazarın dili bu romanda özellikle sade ama aynı zamanda bilinçli bir tekrar üzerine kurulu. Bazı nesnelerin, anıların ve duyguların tekrar tekrar anlatılması, okurda zamanın gerçekten donduğu hissini uyandırıyor. Bu tekrarlar ilk bakışta yorucu gibi görünse de hatta bazı okurların bu kısımlarda kitabı bırakmak istediğine eminim ama bu tekrarlar Kemal’in ruh hâlini anlamak açısından oldukça işlevsel. Çünkü Masumiyet Müzesi’nde anlatılan aşk, coşkulu değil; bekleyen, biriktiren ve geçmişte yaşayan bir aşk.
Romanın en güçlü yönlerinden biri, gündelik hayatın sıradan detaylarını anlam yüklü nesnelere dönüştürmesi. Bir küpe, bir sigara izmariti ya da eski bir vitrin; yazarın kaleminde sadece eşya olmaktan çıkıp bir hafıza nesnesine dönüşüyor. Okur, sayfalar ilerledikçe Kemal’in aşkını değil, aslında onun geçmişe tutunma çabasına şahit oluyor.
Romanın karakterlerini incelediğimizde ise Kemal’in takıntılı bir aşka sahip olduğunu görüyoruz. Kemal, zengin ve batılı yaşam tarzına sahip bir İstanbul ailesinden geliyor, başlangıçta hayatı düzenli ve konforlu iken Füsun’la tanıştıktan sonra bütün hayatı değişiyor. Yaşadığı ilişki ve ayrılık sonrası hayatı büyük ölçüde değişen Kemal Füsun’un eşyalarını saklayarak anı biriktirmeye başlıyor. Sevdiği kadınla beraber olamasa da onunla geçirdiği güzel hatıralara tutunuyor.
Kemal’in nişanlısı Sibel’e geldiğimizde ise modern ve mantıklı bir kadın görüyoruz. Eğitimli ve tıpkı Kemal gibi batılı değerlere sahip. Sibel Kemal’in hayatının mantıklı yönünü temsil ediyor. Duygusal patlamalardan uzak, daha gerçekçi ve kendisine saygısı olan bir karakter. Ayrıca nişanlısını bir başka kadına olan takınıtısını farkettiğinde onu terkedecek kadar da güçlü.
Füsun ise kitabın en gizemli karakteri. Çünkü onu sadece Kemal’in bakış açısıyla tanıyoruz. Alt sınıf bir aileden geldiğini, doğal, sade, samimi biri olduğunu ve en büyük hayalinin ise oyuncu olmak olduğunu biliyoruz. Ama Kemal’e karşı tam olarak ne hissettiğini bilemiyoruz roman boyunca, çünkü ona karşı bazen yakın davranırken,,bazen mesafe koyar, bazen de Kemal’in takıntısından rahatsızlık duyar. Bu nedenle Füsun romanda tam anlamıyla ele alınmamış bir karakterdir.
Masumiyet Müzesi, hızlı akan olaylar ya da şaşırtıcı sürprizler sunan bir roman değil. Aksine, sabır isteyen, ağır ilerleyen ve okurdan duygusal bir katılım talep eden bir metin. Ancak tam da bu yüzden, kitabı bitirdiğinizde geriye bir hikâyeden çok bir his kalıyor. Geçmişin asla tam anlamıyla geride kalmadığı ve bazı insanların hayatı, hatıralarla yaşamayı seçtiği hissi.
Orhan Pamuk, bu romanla aşkın masumiyetini değil, ona yüklediğimiz anlamların ağırlığını anlatıyor. Masumiyet Müzesi, unutamayanların ve hatırlamaktan vazgeçemeyenlerin kitabı.
Roman her ne kadar yer yer yorucu gelsede okumaya değer diye düşünüyorum sevgili okur. Benim bu romana puanım 7/10 . Romanı okuduğunda sende puanını yorumlarda belirmeyi unutma ve sana küçük bir sürpriz kitabı okuduktan sonra 485.sayfada bulanan bilet ile kitapta geçen tüm objelerin bulunduğu Masumiyet Müzesini gezebilirsin…
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere….
Yorum bırakın