BUGÜN KALAN HAYATIMIN İLK GÜNÜ

UYANMAYA HAZIR MISIN?

Merhaba sevgili okur bugün ki raf arası sohbetimize hoş geldin…

Bu yazımızdaki sohbet konusu olan kitap son zamanlarda sık sık karşıma çıkan ve okurlardan güzel yorumlar alan bir roman. Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü.

Şimdilerde 54 yaşında olan Maud Ankaoua, başarılı bir eğitim hayatından sonra henüz yirmi altı yaşındayken bir reklam ajansının yöneticisi olmayı başarır. Tam da kariyer basamaklarını bir bir çıktığı sıralarda ciddi bir kalp rahatsızlığı geçiren fransız yazar, tekrar işe dönüp kariyerini hayatının merkezine koymayı reddederek Himalayalar’a gidip hayatına yeniden yön vermeye ve kaçırdığı manevi duyguları tecrübe etmeye karar verir. Bu seyahatinden sonra yaşadığı ruhsal deneyimlerini diğer insanlarında hayatlarını dönüştürmelerine yardımcı olmak amacıyla kaleme almaya karar verir.  Bugün hâlâ Paris’te yaşayan Ankaoua, yeni teknolojiler ve sağlık sektöründeki yöneticilere yatırım fonu danışmanlığı da vermektedir ama önceki yıllarda olduğu gibi kariyerini hayatının ve kendi mutluluğunun önüne koymuyordur muhtemelen.

Bu kitap sadece bir değişim hikayesi değil; insanın kendine, seçimlerine, korkularına ve hayatla kurduğu bağa yeniden bakmasını anlatan bir içsel fark ediş yolculuğu eğer sende hayatın koşuşturmasında kendi bedenini ihmal ettiysen ve kalbinin sesini etraftan gelen seslerle bastırdıysan bu yolculuk tamda sana göre sevgili okur…

Romanınımızın kahramanı Maelle isminde genç bir kadın. Maelle yoğun bir iş temposu içerisinde ve bu koşuşturma içerisinde her şeyle ilgilenmeye çalışan, yaşadığı olumsuz deneyimler sonrası da mutluluğu geri plana iten bir Paris’li. Birbirinin aynısı geçen ve kalbinin sesini duyamayacak kadar gürültülü olan günlerinin arasında uzun zamandır görmediği yakın arkadaşı ile karşılaşan Maelle beklemediği haberler alır. Arkadaşından gelen şaşırtıcı teklif sonrası istemeyerekte olsa önemli ve bilinmez bir yolculuğa çıkar.

İstemeyerek ve büyük endişelerle çıktığı bu zorunlu yolunculuk bir süre sonra onun mutluluğuna açılan bir kapıya dönüşür.

Roman boyunca modern hayatın içinde kaybolan bir kadının kendini yeniden bulma yolculuğu anlatılıyor. Parisli Maelle’nin hikâyesi aslında New yorklu Emma, Romalı Alice veya Türkiyeli Zehra’ların hikâyesi: Sürekli koşturan ve bir yerlere veya birilerine yetişmeye çalışan, başkalarına zaman ayıran ama kendine dönmeyi unutan kadınların hikayesi. Kitap, bu aşinalıklar üzerine kurulu. Okuyacağınız birçok sayfada “bu benim” diye fısıldayacaksınız muhtemelen.

Roman, pozitif psikoloji ve mindfulness temalarıyla hayatın anlamını yeniden keşfetmenize rehberlik ediyor. Stres, tükenmişlik ve değişme arzusuyla başa çıkmak isteyenler için güzel bir kılavuz olabilir.

Fransız yazarın dili son derece akıcı ve samimi. Kişisel gelişim kitaplarındaki o vaaz veren, mesafeli ton yerine bir arkadaşınızın size dürüstçe konuşması gibi hissettiriyor. Cümleler sade ama merak etmeyin içleri boş değil. Kurgunun içine serpiştirilen felsefi sorular, sizleri yormak yerine düşünmeye davet edecektir.

Hayatta tatmin noktasına ulaşmakta çoğu kişinin yaşadığı sıkıntının aslında pozitif yaklaşımlarla çözülebileceğinden bahseden bu kitap, düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Başkalarının beklentileri yerine kendi iç sesiyle yaşayan biri olma yolculuğu kulağa ne kadar da hoş geliyor öyle değil mi sevgili okur? Anlamsız hissedilen bir hayat, dışarıdan ne kadar mükemmel görünürse görünsün içten çürümeye mahkumdur. Kitabı okurken Maelle yavaş yavaş iyileşirken aslında kendininde içten içe iyileşmeye başladığını hissediyorsun, o düşünürken sende düşünüyorsun, onun vardığı farkındalıklara sende eriyorsun. Bu da bence yazarın en büyük başarısı diye düşünüyorum. Okur bu kitapta pasif bir tüketici değil, aktif bir katılımcı haline geliyor.

Eğer sende hayatında bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsan ama eksik olanın tam olarak ne olduğunu bulamıyorsan. Günlerini harcıyor ama hiçbir şey elde edemiyor gibi hissediyorsan belki de bu kitabı okuyarak sende hayatında bir şeylerin değişmesine vesile olabilirsin.

Belki seni dönüştürmez ama dönüşmek istediğini hatırlatır.  

Şimdiden iyi okumalar sevgili okur. Yorumlarını benimle paylaşmayı unutma lütfen, hoşçakal.

Yorum bırakın